


Hikmet Kıvılcımlı’dan, 1940 Çankırı Cezaevinde, Semiha Berksoy’un Fırçasından Bir Anı…
Resim, Semiha Berksoy’un, 1999 tarihli, Hapishanede Ziyafet adlı tablosu. Eczacı Vakfı Koleksiyonundan, yine aynı aileye ait İstanbul Modern Müzesinde bugünlerde sergileniyor, serginin tüm tanıtım afişleri, hazırlanmış kataloglarında da bu resim kullanılmış. Resmin yanındaki açıklayıcı notta sadece tablonun tarihi, adı ve tabii ki kimin koleksiyonuna ait olduğu -Eczacı Vakfı Koleksiyonu- yazılmış, açıklanmış. Tablodaki şahsiyetler için tek sözcük yok, kimlerdir bu adamlar, hangi hapishanedir, neresidir burası. Bu arada belirtelim ki, sergideki diğer eserlerde bulunan şahsiyetler hakkında her türlü bilgi verilmiş. Biz açıklayalım o zaman. Çankırı Mahpushanesi, yıl 1940, Kıvılcımlı, Nazım Hikmet ve Kemal Tahir, 38 Donanma Davasından aldıkları uzun mahpusluk yıllarının daha başındalar…Semiha Berksoy’un, Çankırı hapishanesini bir ziyaretinden kalan anılarından 1999’da fırçasına yansıyanlar, bu resim ile bize aktardıkları. Eczacıbaşı Vakfı, bu tabloyu koleksiyonuna dahil eder, sergiler büyük bir iftiharla, ama her ne hal ise tek kelime etmez resmedilenler hakkında. Bu arada Müze sitesi editörlerin haklarını teslim edelim, iki satırla da olsa sitede resmin açıklamasında şahsiyetlerin isimlerini vermek ahlakını göstermişler, sanırım sosyal medyadaki paylaşımların da da belirtmişler.
Ne denebilir? Finans Kapitalin güzide temsilcisi, sanatsever Eczacıbaşı ailesi, tabloyu koleksiyonuna katarak büyük bir onurla sergiliyor, ama sınıfsal refleksleri hemen devreye girerek şahsiyetleri ve mekanı yok sayıveriyor. Sanatseverlik de bir yere kadar…
Bizler içinse, önemli olan 1940’ların karanlığından, Çankırı’dan günümüze gelen bu tabloda gördüklerimiz, fırçana sağlık Semiha Berksoy, sizin 1940’da, Çankırı Cezaevindeki Kıvılcımlı’yı 1999’da belleğinizde kalan haliyle çizdiğiniz için…